Sun Plaza

TÜR

İş Merkezi

TASARIM

Archive+LAB

YER

İstanbul, Turkey

ALAN

550 m²

MÜŞTERİ

Sun Plaza

DURUM

Tamamlandı

Sun Plaza, hizmete girdiği 2005 senesinden bu yana kullanıcılarına sunduğu üstün inşaat kalitesi güvenliği, yenilikçi vizyonu, geniş ve ferah giriş, lobi ve ortak alanları ve ileri teknoloji sistemleri ile Türkiye’nin öncü iş kulesidir. 2014 senesinde Archive+LAB tarafından yenilenen lobi ve ortak alanlar iç dekorasyonu dekonstrüktivizm akımından ve parametrik çizgilerden ilham alıyor. Projede, parametrik mimarinin temelini oluşturan prensiplere sadık kalınarak; cam, ahşap, doğal taş, peyzaj elemanları ve metal gibi farklı malzemelerin, ileri teknoloji metotları ve kaliteli işçiliklerle sentezlenmesi ile Sun Plaza için basmakalıp iş merkezi tasarımlarından sıyrılmış, yenilikçi, yeni ve sıcak bir mekan yaratıldı.

Tasarım, projelendirme ve uygulaması Archive+LAB tarafından yapılan Sun Plaza ortak alanlar ve lobi projesi; proje detayları, kullanılan malzemelerin uyumu, uygulama teknolojisi, doğaya, sürdürülebilir ve yeşil mimariye verdiği önem ve parametrik hatları ile özellikte Türk iç mimarisinde birçok ilke imza atıyor.

Plaza Yönetimi’nin yenilikçi vizyonu ve doğaya verdiği önemden alınan cesaretle tasarlanan giriş cephesi, sürdürülebilir ve yeşil mimarlık adına iş merkezleri tasarımında dünya mimarisinde öncü olarak dikey bitkilendirme ile tamamlanıyor. Projenin en dikkat çeken unsurlarından olan dikey bahçe ile tamamlanan giriş cephesi, bina girişinde bulunan asimetrik-parametrik formlarda tasarlanan doğal ahşap giriş saçağı ile bütünleşerek giriş alanını tanımlıyor. Lobide bulunan parametrik formlarda tasarlanan ve üretilen kütlesel bitki adasında bulunan tropik bitkiler ise lobinin giriş cephesini kaplayan dikey bahçe ile bütünleşerek, sürdürülebilir yeşil mimariyi bina bütününe yayıyor.

Bina çekirdeğine bağlı olan asimetrik alın, asansör holünün çıkışındaki turnike alanını tanımlarken, çekirdeği kaplayan, binanın hizmete girdiği tarihten bu yana var olan doğal patlatma taş ile yenileme sırasında eklenen eğrisel formlardaki doğal ahşap kaplama malzemeleri arasında bir mimari geçiş elemanı görevi görüyor. Yenileme sırasında eklenen, ve çekirdeği saran diyagonal kesimli eğrisel cam kabuk ise eski ve yeni malzemelerin uyumunu sergileyen bir vitrin konumunda. Lobinin asma katında ve çekirdeğin iki yanında bulunan diyagonal kesimli eğrisel cam korkuluklar da çekirdeği saran cam kabuğun devamlılığını binanın yan cephelerine taşıyarak bütünlüğü sağlıyor. Eski yapının üzerini saran ve eski-yeni ilişkisini vurgulayan diğer bir mimari elemansa, lobinin tavan döşemesindeki kaset yapıyı örten parametrik çizgilerde tasarlanmış yeni kabuk. Karşılama alanı, bina zemininden kopup yükselerek belirginleşiyor.

Karşılama alanını parametrik formlarda üretilmiş resepsiyon bankosu ve bankonun zıt formlarında çalışan, asimetrik alının altında kalan VIP girişini tanımlayan ahşap seperasyon oluşturuyor. Seperasyonun yarı dolu tasarımı ile bankonun kütlesel malzemesi mimarinin dolu - boş ilişkisi ilkelesinden ilham alıyor.

Bina çekirdeğinin yan cephelerinde cam kabuğun aynı eğrisel-parametrik formlarda doğal ahşap kabuğa dönüşmesi ve bu kabuğun giriş katında ve asma katta incelerek asansör hollerini sarması devamlılığı çağrıştırıyor. Asansörler ve merdiven çıkış kapıları, lobi ve ortak alanlarda kullanılan, dolgulu traverten sövelerin hol duvarlarından koparak parametrik formlarda kullanımıyla tanımlanıyor. Bu söveler üzerinde konumlanan belirteçler ise aynı traverten malzemenin özel üretim teknikleriyle üçüncü boyuta yükseltilmesiyle tamamlanıyor.